• BIST 100

    16709,28%-0,07
  • DOLAR

    43,62% 0,09
  • EURO

    51,94% -0,04
  • GRAM ALTIN

    7049,25% -0,96
  • Ç. ALTIN

    11686,79% 0,16

RTÜK, gündüz kuşağı programlarla ilgili havanda su mu dövüyor?

Program formatı üretip satma, genç nesillere önemli bir iş kapısı aralayacak!

Güncel 18.10.2024 23:52:27
RTÜK, gündüz kuşağı programlarla ilgili havanda su mu dövüyor?

RTÜK, gündüz kuşağı programlarla ilgili havanda su mu dövüyor?

 

Gündüz kuşağı programları için harekete geçen Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığı’nın (RTÜK), Türkiye'de yayın yapan radyo ve televizyonlara yeni dönem için uyarılarda bulunmasını değerlendiren Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Esennur Sirer, geleneksel yayıncılık koşullarının hakimi olduğu Türkiye'de program yapımcılarının toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmesini önemine dikkat çekti.

Doç. Dr. Esennur Sirer: “Ülkemizin dizi sektöründeki başarısını program formatı üretip satma konusunda da elde etmesi genç nesiller için önemli bir iş kapısını aralayacaktır. Yoksa RTÜK'ün gündüz kuşağı programlarla ilgili tedbirler alması ve bu tedbirlerin de yasakçı zihniyet olarak değerlendirilmesi eskilerin’ havanda su dövmek’, yeni neslin de ‘boş yapmak’ olarak değerlendirdiği bir çaba olacaktır.” 

Üsküdar Üniversitesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölüm Başkanı Doç. Dr. Esennur Sirer, gündüz kuşağı programları ve RTÜK’ün gündüz kuşağı programları için harekete geçmesini değerlendirdi.

Gündüz kuşağında düşük maliyetle ilgi çekici içerik üretiliyor

Gündüz kuşağında yer alan realite programlarının, düşük maliyetle ilgi çekici içerik üretmek amacıyla ekranlarda giderek daha fazla yer bulunduğunu belirten Doç. Dr. Esennur Sirer, “Realite programları geleneksel televizyon yayıncılığı içerisinde düşük bütçeyle ilgi çekici program üretmenin bir formülü olarak ekranlarda zamanla giderek artan oranda yer kaplamaya başladı. Bir süredir tecimsel televizyon kanallarının gündüz kuşaklarını dolduran bu tür programlar, tematik televizyonların içeriklerinin şekillenmesinde de önemli rol oynadı. TV8 örneğinde olduğu gibi tamamen realiteye dayanan televizyon kanalları da kuruldu.” dedi.

Mahalleden ya da köyümüzden tanıdığımız bireyler birer televizyon figürü oluyor!

Realite programların, televizyon yayıncılığının doğasına uygun biçimde kurgusal olarak üretilen ama gerçek kişilere ya da gerçek olaylara dayalı yapımlar olduğuna işaret eden Doç. Dr. Esennur Sirer, “Sıradan insanın hikâyesi, gündelik akış içerisinde yer aldığı durumlar çarpıcı bir anlatı ve programın akışına uygun olarak formatlanır. Mahalleden ya da köyümüzden tanıdığımız bireyler birer televizyon figürü olarak ekrandaki kurmacanın öznesi olurlar. Onlar artık her şeyi hızlıca tükettiğimiz postmodern dönemin ünlüleridir. Çünkü gündelik hayat içerisinde varoluşlarının nedeni yerine temsiliyetleri konuşulmaktadır.” diye konuştu.

Yapım maliyeti dizi filmlere göre ucuz olan realite programları öne çıkıyor

Televizyon aracılığıyla hızlı tüketim toplumunun gündelik hayatına katılan kişiler ve yaşam öykülerinin toplum için pragmatik bir alan yarattığını ifade eden Doç. Dr. Esennur Sirer, şöyle devam etti:

“Yaşadığı zorlu hayat koşulları içerisindeki bireyin televizyon aracılığıyla edindiği deneyimler kendini güvende hissetmesine neden olur. Ayrıca bu gündelik hayat deneyimleri günceli yakalama ve fikir beyan edebilme konusunda bireyi ayrıcalıklı kılar. Çünkü bireyin toplumsal aidiyet hissinin beslenmesi kendini mutlu hissetmesi için gerekli, toplumsal uzlaşı için önemlidir. Televizyon üzerine çalışmalar yapan Raymond Williams televizyon ile toplumun arasında sosyo-kültürel ilişkiler bulunduğunu belirtmektedir. Bu bağlamda realite programlarda yer alan insan hikâyeleri kamusal alanda görünürlük ve tartışma platformu yaratmaktadır. Bu durum yapımcıları daha fazla realite program üretmeye yöneltmektedir. Böylece yapım maliyeti diğerlerine göre özellikle de dizi filmlere göre ucuz olan realite programlar öne çıkmakta, basit döngü sürüp gitmektedir.”

Evlilik programlarının toplumsal etkisi

Daha önce evlilik programlarına bel bağlayan yapımcıların yıllarca evlilik kurumunun her safhasını değerlendirdiklerini kaydeden Doç. Dr. Esennur Sirer, “Bir kadın ile erkeğin birbirini tanıma aşaması ‘bir çay içelim’ olarak hafızamıza kazınırken, gelin- kayınvalide, gelin- görümce, damat-gelinin ailesi arasındaki ilişkiler maddi ölçütler üzerinden şekillendirilmiş, geleneklere bağlılık adı altında yapılan israf eğlenceleri televizyon programları kanalıyla meşrulaştırılmıştı. Bu bağlamda daha önce de 2017 yılında televizyon kuruluşlarıyla görüşülerek Eylül ayında başlayan yeni yayın döneminde evlilik kurumunu yıpratıcı programların yapılması RTÜK tarafından yasaklanmıştı.” şeklinde konuştu.

Reyting uğruna sözde uzmanlar izleyiciler üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor!

Diğer taraftan az maliyetli program türlerinin hedef kitlesi ev kadınları ve çocuklardan oluşan gündüz kuşağı ya da öğleden sonra kuşağı olarak adlandırılan yapımlar için kurtarıcı niteliğinde olduğunu dile getiren Doç. Dr. Esennur Sirer, şunları kaydetti:

“Realite programlar içerisinde de alt tür olarak suç ve adli programlar yapılan çalışmalarda baskın olarak öne çıkmaktadır. Ülkemizde de kayıp bir kişinin bulunması, bir cinayetin fail ya da faillerinin aranması amacıyla yapılan programlar sonuçta bireysel insan hikâyeleri üzerinden ailenin kamusal alanda tartışmaya açılması ve aile içi ilişkilerin sorgulanarak yeniden şekillendirilmesine sebep olmaktadır. Buluşacağı izler kitlenin sorumluluğunu taşımadan yapılan bu tür programlar toplumsal yapının zarar görmesine neden olabilmektedir. Programcılık dinamikleri dikkate alınmadan reyting uğruna ekrana çıkarılan kişiler ve sözde uzmanlar izleyiciler üzerinde olumsuz etkiler yaratabilmektedir.

Program formatı üretip satma genç nesillere iş kapısı açacaktır!

Doç. Dr. Esennur Sirer, program çeşitliliğinden çok, tutan yapımların benzerlerinin üretilmesi şeklinde ilerleyen yayıncılık anlayışının biraz daha profesyonelce ele alınmaya muhtaç göründüğünü belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Hâlâ geleneksel yayıncılık üzerinden şekillenen piyasa koşullarının hâkim olduğu ülkemizde bu alana daha fazla özen gösterilmesi gerekmektedir. Program yapımcılarının da toplumsal sorumluluklarının bilinciyle hareket etmesi önemlidir. Dramatize edilen yaşam öyküleri ve anlatım biçimi yerine yenilikçi bakış açısıyla bireylerin hayattan keyif almasını ve sıkıntılarını unutup hoşça vakit geçirirken bilgi sahibi de oldukları yapımlar üretmek televizyon yayıncılığının ana amacıdır. Bu amaçtan sapmadan üretim yapmak beğeniyi de arttıracaktır.  Ülkemizin dizi sektöründeki başarısını program formatı üretip satma konusunda da elde etmesi genç nesiller için önemli bir iş kapısını aralayacaktır. Yoksa RTÜK'ün gündüz kuşağı programlarla ilgili tedbirler alması ve bu tedbirlerin de yasakçı zihniyet olarak değerlendirilmesi eskilerin’ havanda su dövmek’, yeni neslin de ‘boş yapmak’ olarak değerlendirdiği bir çaba olacaktır.

Yapay zekanın göz sağlığı alanındaki gelişimi için çalışıyoruz

VakıfBank’ın aktif büyüklüğü 5,4 trilyon TL’ye ulaştı

Beslenmede sağlıklı sandıklarımız gerçekten sağlıklı mı?

RSV | Bebekler ve Küçük Çocuklar İçin Sessiz Tehdit

Psikolojik danışman, mali müşavir gibi zorunlu hale geldi!

Spor dolandırıcılığına dikkat

14. Galatasaray Ödülü Gülser Corat’ın oldu!

Marble İzmir 2026 için hazırlıklar sürüyor

İstanbul'da IFCO Defilesi podyumunda ünlüler geçidi

Haftanın kitap yorumları | 08 Şubat 20226 kitap incelemesi

EMITT 2026’da Türkiye ile ilişkilerini derinleştiriyor

Bağımlılık tedavisinde en kritik aşama, eve dönüş!

Zorlu Enerji’nin Ar-Ge projelerine uluslararası fon desteği

“Şehrini Geliştir Kocaeli” Programında Ödüller Sahiplerini Buldu

Türkiye merkezli yapay zeka girişimi Promake tanıtıldı

Depremde Asıl Sınav Taşıyıcı Sistemi Suya Karşı Korumak

Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!

Gizem Özdilli Podyumda Türk Bayraklı Kostümle duygulandırdı

Kanal tedavisi dişin ömrünü uzatıyor!

Deprem bölgesinde psikolojik sorunlar nasıl aşılır?

Almanya'nın stratejik hatasını, Türkiye'de Albayrak döneminde aştı

HorecaDepot Türkiye’de Projelerini Sürdürüyor

Sosyal medya önerileri göz sağlığını tehdit ediyor

Haftanın kitap incelemesi | 4 Şubat 2026 kitap yorumları

Togg’da 750 bin TL’ye sıfır faiz

Doğal Taş Tasarım Yarışması’na başvurular sürüyor

Sömestir İstanbul'da dolu dolu geçti

TAFE Traktör, İzmir Tarım Fuarı’nda yeni ürünleriyle yerini aldı

Müzelerde Çocuklara Özel Sanat Buluşmaları

Sanata Yön Verenlerin Hikâyeleri BlackBox’ta!

Yükleniyor

İstanbul'da IFCO Defilesi podyumunda ünlüler geçidi

Gizem Özdilli Podyumda Türk Bayraklı Kostümle duygulandırdı

Tarkan'dan eşine ve kızına duygusal sözler

Fedon'a meydan okumuştu | Ünlü şarkıcı buz gibi suya atladı

Tarkan ve Cem Yılmaz'dan efsane düet

Şule izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor

Şarkılar, Işıklar, Danslar ve Bitmeyen Alkışlar Tarkan için

Sibel Can, Cahide Palazzo konseriyle büyüledi

Fedon, 79 yaşında Kars soğuklarına meydan okudu

İzzet Yıldızhan sevdikleriyle yeni yıl yemeğinde buluştu

Yapay zekanın göz sağlığı alanındaki gelişimi için çalışıyoruz

Beslenmede sağlıklı sandıklarımız gerçekten sağlıklı mı?

RSV | Bebekler ve Küçük Çocuklar İçin Sessiz Tehdit

Psikolojik danışman, mali müşavir gibi zorunlu hale geldi!

Bağımlılık tedavisinde en kritik aşama, eve dönüş!

Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!

Kanal tedavisi dişin ömrünü uzatıyor!

Deprem bölgesinde psikolojik sorunlar nasıl aşılır?

Sosyal medya önerileri göz sağlığını tehdit ediyor

Üniversite öğrencilerinde depresyon artıyor!

Türkiye merkezli yapay zeka girişimi Promake tanıtıldı

2026’da Oyun Dünyasını Şekillendirecek 10 Büyük Yapım

2026’da İnsan-Makine İş Birliği Derinleşecek

GNÇYTNK başvuruları başladı

Polonya’nın elektrik şebekesine virüs saldırısı

Çocukların yeni dijital arkadaşı yapay zekâ mı?

Google'da Kişisel Gelişim ve Kariyer Hedefleri Öne Çıktı

Her kuşağı değişmeyen parolası 123456

TEKNOFEST’te Savaşan İHA’lar Büyük Mücadeleye Hazırlanıyor

Kariyer ağında profesyonel tuzak

VakıfBank’ın aktif büyüklüğü 5,4 trilyon TL’ye ulaştı

Marble İzmir 2026 için hazırlıklar sürüyor

Zorlu Enerji’nin Ar-Ge projelerine uluslararası fon desteği

“Şehrini Geliştir Kocaeli” Programında Ödüller Sahiplerini Buldu

Depremde Asıl Sınav Taşıyıcı Sistemi Suya Karşı Korumak

Almanya'nın stratejik hatasını, Türkiye'de Albayrak döneminde aştı

Doğal Taş Tasarım Yarışması’na başvurular sürüyor

TAFE Traktör, İzmir Tarım Fuarı’nda yeni ürünleriyle yerini aldı

İşsizlik Tartışması Düşündürüyor | Artık Üniversite Diplomasından Fazlası Gerek

IF Wedding Fashion İzmir’e 71 ülkeden profesyonel ziyaretçi

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 21 16 1 4 36 52
2.FENERBAHÇE A.Ş. 21 14 0 7 30 49
3.TRABZONSPOR A.Ş. 21 13 2 6 18 45
4.GÖZTEPE A.Ş. 21 11 3 7 15 40
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 21 10 4 7 10 37
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 21 9 6 6 14 33
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 21 7 5 9 0 30
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 21 7 7 7 -6 28
9.KOCAELİSPOR 21 7 8 6 -4 27
10.CORENDON ALANYASPOR 21 4 6 11 -2 23
11.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 21 6 11 4 -5 22
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 21 4 9 8 -9 20
13.TÜMOSAN KONYASPOR 21 4 9 8 -9 20
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 21 5 11 5 -15 20
15.İKAS EYÜPSPOR 21 4 11 6 -13 18
16.KASIMPAŞA A.Ş. 21 3 11 7 -13 16
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 21 2 10 9 -26 15
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 21 3 15 3 -21 12