-
BIST 100
16035,05%0,50
-
DOLAR
44,20% 0,08
-
EURO
50,89% 0,07
-
GRAM ALTIN
7137,93% 0,41
-
Ç. ALTIN
11534,35% 0,00
Reflünün tek belirtisi yediklerimizin ağzınıza gelmesi değil
Gastroözofagiyel reflü yani halk arasındaki adıyla reflü hastalığı mide içeriğinin yukarıya, yemek borusuna doğru geri kaçması olarak biliniyor.
Reflünün tek belirtisi yediklerimizin ağzınıza gelmesi değil
Hastalar genel olarak durumlarını ‘’yediklerim ağzıma geliyor’’ cümlesiyle özetliyor. Ancak kişi tanı konmuş reflüsü olmamasına rağmen, yemeği fazla kaçırdığı için de benzer şikayetlerle karşılaşabiliyor. İşte bu nedenle uzmanlar reflüyü fizyolojik ve patolojik olarak ikiye ayırıyor. Fizyolojik reflü yaşam tarzı değişiklikleri ile ortadan kalkabiliyorken, patolojik reflü ise uzun vadede Barrett Özofagusu’yla birlikte adenokanser riskine yol açabileceğinden tedavi edilmesi büyük önem taşıyor. Memorial Ankara Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Benan Kasapoğlu, patolojik reflünün tanı ve tedavisi hakkında önemli bilgiler verdi.
Bu belirtiler reflüye işaret ediyor
Reflüyle ilgili son dönem çalışmalar gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hastalığın görülme sıklığının her geçen gün arttığını ortaya koydu. Yani bir başka deyişle reflü şüphesiyle sağlık kurumlarına başvuranların sayısı önceki yıllara oranla arttı. Hemen her yaşta rastlanabilen reflünün en sık görülen belirtileri ise şöyle sıralanabilir;
- Ağrılı yutma ve yutma güçlüğü
- Besinlerin ağza gelmesi
- Boğazda takılma hissi
- Yemek borusunda yanma
- Kronikleşmiş öksürük
- Ses kısıklığı
- Hırıltılı solunum
- Bulantı ve kusma
Kişinin yaşam kalitesini bozan ve özellikle yemek sonrası baş gösteren bu belirtiler bazen uykudan uyandıracak kadar ağır seyredebilir; dahası sırtta, boyunda, çenede, kollarda ve göğüste ağrıya neden olabildiği gibi kalp krizi belirtileri ile de karıştırılabilmektedir.
Tanı için her zaman endoskopi şart değil
Reflünün tanısı çoğunlukla klinik olarak konur. Hasta reflüye ait şikayetlerinden bahsettiğinde hekimin yönelttiği sorular eşliğinde reflü tanısına ulaşılır. Bazen de tedaviden tanıya gidilir. İlaç reçete edilen hastanın şikayetleri geriler ise kontrol muayenesinde reflü tanısı konulur. Yani endoskopi her zaman, her hasta için gerekli değildir. Ancak uzun süreli reflüsü olanlarda hastalığın derecesini, yemek borusundaki tahribatı ya da kalıcı değişiklikleri, ülser ve yara varlığını tespit edebilmek için endoskopi çok önemlidir. Bunun yanı sıra hasta 50 yaşını geçmiş ve yeni başlayan bir yutma güçlüğü yaşıyorsa, ağızdan ya da makattan kanama, büyük abdestte gizli kan testinde pozitiflik, tedavi edilemeyen demir eksikliği anemisi, devam eden sürekli kusmalar, ani gelişen kilo kaybı ya da iştahsızlıkla karşı karşıya ise endoskopik değerlendirmenin mutlaka yapılması gerekir. Ayrıca birinci derece akrabalarda yemek borusu ya da mide kanseri öyküsü varlığında da mutlaka endoskopi önerilir.
Reflü tanısında kullanılan bir diğer yöntem de Ph Metre’dir. Yemek borusuna asit kaçışı olup olmadığı hastanın burnundan yerleştirilen çok ince bir hortumla değerlendirilir. 24 saat süren izlem sırasında, söz konusu hortum ve bağlı olduğu makine yardımıyla yemek borusundaki asit seviyesi ölçülerek geriye doğru kaçış olup olmadığı net şekilde ortaya konur. Ancak eğer reflüye ait cerrahi bir müdahale planlanıyor ya da hekim uzun süreli reflüsü olan hastada komplikasyon gelişmiş olması endişesi taşıyor ise endoskopi ve PH Metre birlikte de kullanılabilir.
Salçalı ve yağlı yemekler ile çikolata tüketimi şikayetleri artırabilir
Reflü tanısı alan hastanın tedavisinde ilk aşama yaşam tarzı değişiklikleri ve diyettir. Fazla kilolularda kilo verme, yatak başının yükseltilmesi, gece yatmadan 2 saat önce yeme içmenin kesilmesi ilgili şikayetleri azaltacaktır. Özellikle çikolata, salça, yağlı ve baharatlı yiyecekler, kafeinli ve asitli içecekler, çiğ sebze-meyveler ile sigara ve alkol mide asidini artırdıkları için uzak durulmalıdır. Eğer beslenmede bunlara yer verilecek ise gece reflüsünden korunabilmek adına akşam saatlerinde ve birlikte tüketmemeye özen gösterilmelidir. Ayrıca reflüsü olan hasta sıkı kemer ve korse de kullanmamalıdır çünkü karın içi basınç artar ise reflü kötüleşir. Ancak tüm bu yaşam tarzı değişikliklerine rağmen hastanın şikayetleri geçmiyor ise mutlaka ilaç tedavisine başlanmalıdır. Bu noktada hekim tarafından proton pompa inhibitörü denilen ilaçlar ya da antiasit şuruplar reçete edilebilir.
İlaç tedavisi yetersiz kaldığında endoskopik ve cerrahi yöntemlere başvurulabilir
Medikal tedaviye de yanıt vermeyen hastalarda ise sonraki aşamaları düşünmek gerekir. Bunlardan biri endoskopik, diğeri ise cerrahi yöntemlerdir. Cerrahi yöntemler (ameliyat) sadece yemek borusu ile kapakçık arasındaki gevşeklik çok ilerlemiş hastalarda düşünülür. Kapakçık gevşekliği çok ilerlememiş ve o bölgede herhangi bir fıtık kesesi oluşmamış hastalar içinse günümüzde en çok başvurulan yöntemlerin başında endoskopik reflü tedavisi gelir.
Stretta ile radyofrekans dalgaları kullanılarak, ameliyatsız tedavi mümkün
Stretta adı verilen ve son dönemde oldukça popüler hale gelen radyofrekans ablasyon yönteminde, ağızdan girilen bir kateter yardımıyla bölgede radyofrekans dalgaları kullanılarak sıkılaşma sağlanır, mide asidinin geriye kaçışı engellenir. Daha çok mide kapakçığı açıklığı 3 cm’in altında olan genç hastalara uygulanabilmektedir. Ortalama yarım saat süren bu ameliyatsız yöntem sayesinde hasta aynı gün taburcu olabilir. Özellikle yaşam tarzı değişikliği, diyet ve ilaç tedavisiyle iyileşemeyen genç hastaları reflünün uzun vadeli risklerinden korumak için endoskopik tedaviler mutlaka düşünülmelidir.
Stretta kimlere uygulanmaz?
Endoskopik olarak gerçekleşen radyofrekans ablasyon yönteminde kullanılan akım karaciğer kistleri ve kalp ritim bozuklukları gibi hastalıkların tedavisinde yıllardır güvenle kullanılıyor olmasına rağmen şu kişilere uygulanmaz:
- 3 cm’den büyük mide fıtığı olanlar
- Yemek borusunda ileri derecede hasar ya da hücresel değişimi bulunanlar
- Akalazya hastaları
- 18 yaşından küçükler
- Hamileler
Optic World İzmir 27 Mart’ta kapılarını açıyor
Yudum’dan Yerli Ayçiçeği Tohumuna Güçlü Destek
Bayramda Çocuklar İçin Şeker Tuzağı
Türkiye’de akran zorbalığı dünya ortalamasını aştı!
Kış Boyunca Biriken İlişki Yüklerini Baharda Atın
Ege Bölgesi’nin ihracatı iki ayda 496 milyon dolar eridi
Yapay zekâ sadece tüketim değil, yatırım kararlarını da dönüştürüyor
9. Antalya Akra Caz Festivali Haziran’da Başlıyor
MAN, 250 Tonluk Dev Çekicisini Tanıttı
Okullar tatilde çocuklar sohbette
Zayıflama ilaçları doğru kişilerde etkili oluyor
Beyin Sağlığının Gizli Anahtarı | Probiyotikler
Yapımcı Barış Özdemir'e Melissa'dan 'Evet' yanıtı
Mart ayı 3. haftası kitap yorumları | Özkan saçkan inceledi
Kitap | Sistem Tüketebileceği Yazarı ve Okuru Üretiyor
Kadınlar Günü Özel Programı’nda Gülsin Onay sahne aldı
Zeytinin Emeği, Doğası ve Bereketi Fotoğraflarla Anlatıldı
Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor
Siber casuslukta yeni dönem
PUBG MOBILE PMNC Türkiye’ye 250 bini aşkın oyuncu kaydı
Çanakkale Şehitlerinin Huzurunda Tarihi Rekor Denemesi
Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…
Yumurta üretiminde son üç yılın rekoru kırıldı
İsmini Vermek İstemeyen Söyleşi | Kadınların Sessiz Kalan Sorunları
Uyku, beynin temizlik ve restorasyon modu!
Duayen tarihçi İlber Ortaylı hoca hayatını kaybetti!
Türkiye'de 72 bin diyaliz hastası bulunuyor
Cem Uzan, Fransa'da 68 milyar dolarlık davayı kaybetti
Elmalılı Hamdi Yazır Camii ibadete açıldı
Haftanın kitapları | Yeni çıkan kitapları Özkan Saçkan sizler için inceledi
Yükleniyor



