-
BIST 100
16088,00%-1,23
-
DOLAR
44,16% 0,22
-
EURO
50,49% -0,78
-
GRAM ALTIN
7137,18% 0,03
-
Ç. ALTIN
11571,81% 0,00
Fırsat mı yoksa parlayan nesne mi?
Sürekli yeni iş alanlarına girip yarım bırakıyorsanız dikkat!
Fırsat mı yoksa parlayan nesne mi?
Sürekli yeni projelere atılıp hiçbirinin tamamlanamaması durumunun Parlayan Nesne Sendromu olarak adlandırıldığını belirten uzmanlar, bu durumun uzun vadede psikolojik sorunlara zemin hazırladığını söylüyor.
Bir işi sıfırdan herhangi bir başarı düzeyine çıkarmanın, odaklanma, çaba ve sebat gerektirdiğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Çevremizde başarıya ulaşmış, toplumdan onay almış bir iş gördüğümüzde hemen biz de yapmak istiyoruz. Bu durum o iş için verilen emeği görmezden gelip sadece parlaklığına aldanmamıza neden oluyor.” dedi. Sosyal medya ve girişimcilik dünyasının sunduğu parıltılı fırsatların, dikkatimizi dağıtarak işlerimizi yarım bırakmamıza neden olduğunu aktaran Demir, yeni fırsatları hemen denemek yerine, ‘bekle ve gör’ yaklaşımıyla önce gerçek ihtiyaçların tartılmasını öneriyor.
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, kişinin sürekli olarak yeni ve heyecan verici fırsatlara yönelip hiçbirini tamamlama konusunda sebat gösterememesi durumu olarak tanımlanan Parlayan Nesne Sendromu hakkında bilgi verdi.
Her işinizi yarım bırakıyorsanız bu sendroma yakalanmış olabilirsiniz!
Parlayan Nesne Sendromu’nun (Shiny Object Syndrome), yeni ve heyecan verici fırsatlar tarafından dikkatin dağılması anlamında kullanıldığını dile getiren Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Yeni pek çok fikriniz var ancak bunları uygulayamıyorsanız; sürekli olarak yeni hedeflere yöneliyor ancak onları asla sonuna kadar götüremiyorsanız; bir kurstan diğerine sürekli alan değiştiriyor ve kurslar yarım kalıyorsa; yaptığınız şeye sonuna kadar bağlı kalmak yerine sık sık bir hedeften diğerine atlıyorsanız; sürekli olarak yeni iş alanlarına girişiyor ve yeni web siteleri kuruyor, ancak bu siteleri geliştirmek için çabalamıyorsanız bu sendroma yakalanmış olabilirsiniz.” dedi.
Çevremizde girişimcilik adına pek çok projeler ortaya çıktığına dikkat çeken Demir, “Teknolojinin hızla gelişimi ve sosyal medyanın elimizin altında olması ile beraber özellikle her yerde yenilikler, girişimcilik haberleri görmeye başladık. Parlak nesne sendromu da işte bu tip girişimcilik, start up projelerini kaçırmaya dair korku ve sürekli olarak bu tip durumlarla temas içinde olmayı getiriyor. Bu durum dolaylı yoldan dikkatimizin dağılması, üzerinde çalıştığımız işlerin aksaması, bitmemesi, sürekli yarım bırakılan kurslar, kitaplar, aktiviteler şeklinde kendini gösteriyor.” açıklamasını yaptı.
Her yarım kalmışlık motivasyonu uzun vadede düşürüyor!
Bir işi sıfırdan herhangi bir başarı düzeyine çıkarmanın, odaklanma, çaba ve sebat gerektirdiğini kaydeden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Çevremizde başarıya ulaşmış, toplumdan onay almış bir iş gördüğümüzde hemen biz de yapmak istiyoruz. Bu durum o iş için verilen emeği görmezden gelip sadece parlaklığına aldanmamıza neden oluyor.” dedi.
Kişilerin dürtüsel olarak o parlaklığa ve popülerliğe aldanarak aynı işe giriştiklerinde çoğunlukla bu parlaklık için ödenen bedelleri ödemeye hazır olmadıklarının altını çizen Demir, “O işi süreç için değil sonuç için istediklerinde emek vermek de yük geliyor ve girişilen iş yarım kalıyor. Her yarım kalmışlık kişinin beyninde eksik dopamin salınımı demek ki bu durum da motivasyonumuzu uzun vadede düşürüyor. Bir işi yapmak için o işin günümüzde parlayan bir iş olmasının ötesinde, sizin onu yapmaya dair isteğiniz, odak ve dikkati toplamanız, tutarlı bir çaba göstermeniz gerekir.” şeklinde konuştu.
“Herkes parlayan nesneyi görüyor ve dahil olmak istiyor”
Günümüzde akımların ve trendlerin kişilerde kısa vadeli dopamin sağladığını ancak bunun uzun vadede psikolojik problemler olarak ortaya çıktığını vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Umutsuzluk, karamsarlık, başarısızlık, yetersizlik hissi, depresyon, tükenmişlik gibi durumları tetikleyebiliyor.” dedi.
Üniversitelerde psikoloji bölümlerinin popülerliğinin arttığını ancak özellikle psikoterapist olmak için yürünmesi gereken 10 yıllar alan uzun bir yol olduğunu örnek gösteren Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Psikolojinin parlaması ile parlaklık peşinde koşan ancak çaba ve istekten yoksun kişilerin bu yolda yorulduğu ve yarıda bıraktığını gözlemliyoruz. Sosyal medyada gezi, öneri, yemek tarifleri sayfaları fazlaca yaygınlaşmışken, herkes bu parlayan nesneyi görüyor ve dahil olmak istiyor. Birisi sosyal medyada girişimcilerin başarı hikayesini duyup onun peşinden aslında o şeyi yeterince istemeden gidebiliyor. Çok yaygın olan bir podcast serisi yapmak da yine son dönem parlayan nesneler arasında. Ya da şirketiniz için yeni bir ürün satın almak, farklı alanlara dahil olmak da beyaz yakalılar ve yöneticiler açısından örnek olabilir.”
Sosyal medya pek çok parlak nesne ile dolu!
Parlayan Nesne Sendromundan korunmanın zor olduğunu kaydeden Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Çünkü günümüzde pek çok parlayan nesne bulunuyor.” dedi.
Parlayan Nesne Sendromundan kaçınmak için bazı adımların izlenebileceğini ifade eden Demir, “Başarılı olmak için uzaklara gitmenize gerek yok, kendi alanınızı emek verdiğiniz becerilerinizi düşünün. Zamanı yeni trendleri kovalayarak harcamak yerine en iyi yaptığınız şeye odaklanın. Sosyal medya pek çok parlak nesne ile dolu. Bu anlamda yapılan yorumlar sizi çekiyor olabilir. Bu iş çok kolay, basit ve kısa yoldan para kazandırıyor gibi yorumları sorgulayın, hemen inanmayın. Size ne kadar uyuyor, hayatınıza uygun mu, gerçekten ihtiyacınız mı, size değer katacak mı sorularını yanıtlamadan adım atmayın. Başkası yapıyor ve başarılı diye aynı şeyin size uyduğu anlamını çıkaramayız.” önerisinde bulundu.
‘Bekle ve gör’ yaklaşımı, ayırt edebilmek için önemli bir strateji!
Başarıyı getirenin dikkati odaklamak ve üzerinde çalışabilmek olduğunu hatırlatan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Sürekli olarak yeni ürünler, yeni teklifler öneren grupları ve haberleri takip etmek odaklanmanızı ve düşünce akışınızı bozar. Her tavsiyeye bakmanın, sizin için iyi olup olmadığını değerlendirmenin ve bu konuda bir karar vermenin zihinsel yüküyle uğraşmak zordur. Buna ‘bilişsel yük’ deriz ve sizin asıl başarılı olacağınız alanda ilerlemenize engel olur. Sosyal medya haber akışları, yazışma grupları, üyelikleriniz, sürekli gelen bildirimleri kısıtlamak veriminizi arttırabilir.” dedi.
Demir ayrıca, ‘bekle ve gör’ yaklaşımının benimsenmesini önerdi ve “Emin olmadığınızda, bu yaklaşımı benimsemek yardımcı olur. Günümüzdeki hızlı teknolojik değişimlerle birlikte, birçok girişim hızlıca yükselip kayboluyor. Yeni bir iş için önce beklemek ve onun gelip geçici olmadığını görmek avantaj sağlayabilir. Beklemek aynı zamanda bir şeyin gerçek bir fırsat mı yoksa parlayan bir nesne mi olduğunu ayırt etmenize yarayacaktır.” diyerek sözlerini tamamladı.
Yapımcı Barış Özdemir'e Melissa'dan 'Evet' yanıtı
Mart ayı 3. haftası kitap yorumları | Özkan saçkan inceledi
Kitap | Sistem Tüketebileceği Yazarı ve Okuru Üretiyor
Kadınlar Günü Özel Programı’nda Gülsin Onay sahne aldı
Zeytinin Emeği, Doğası ve Bereketi Fotoğraflarla Anlatıldı
Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor
Siber casuslukta yeni dönem
PUBG MOBILE PMNC Türkiye’ye 250 bini aşkın oyuncu kaydı
Çanakkale Şehitlerinin Huzurunda Tarihi Rekor Denemesi
Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…
Yumurta üretiminde son üç yılın rekoru kırıldı
İsmini Vermek İstemeyen Söyleşi | Kadınların Sessiz Kalan Sorunları
Uyku, beynin temizlik ve restorasyon modu!
Duayen tarihçi İlber Ortaylı hoca hayatını kaybetti!
Türkiye'de 72 bin diyaliz hastası bulunuyor
Cem Uzan, Fransa'da 68 milyar dolarlık davayı kaybetti
Elmalılı Hamdi Yazır Camii ibadete açıldı
Haftanın kitapları | Yeni çıkan kitapları Özkan Saçkan sizler için inceledi
Hızlı Yemek Sağlığı Tehdit Edebiliyor
Polisan Holding, 2025 yılı finansal sonuçlarını açıkladı
Zayıflama tedavisinde beslenme alışkanlıkları değişmezse kas kaybı yaşanabilir
İETT, Fatma Nur Öğretmenin adını sonsuza dek yaşatacak
Bahar Geldi, Alerjik Burun Tıkanıklığı Şikayetleri Arttı
24 saat açık sanal tehlike!
Türkiye'nin Kıbrıs'a F-16 göndermesi ne anlama geliyor?
Yara İzleri: Neden Oluşur, Ne Zaman Sorun Haline Gelir ve Neler Yapılabilir?
Togg T10X kullanıcılarına yeni güncelleme geliyor
Soydaşlar Türk Dünyası iftarında buluştu
Günün kitapları 8 Mart 2026 | Özkan Saçkan kitap okurları için inceledi
SOCAR Türkiye ve ODTÜ'nün programı ilk mezunlarını verdi
Yükleniyor



