-
BIST 100
16088,00%-1,23
-
DOLAR
44,16% 0,22
-
EURO
50,49% -0,78
-
GRAM ALTIN
7137,18% 0,03
-
Ç. ALTIN
11571,81% 0,00
Durgun sularda sinsi tehlike: Et yiyen bakteri
Sıcak havalarda yapılan en ferahlatıcı etkinliklerden biri de denize girmek. Ancak denizde beklenmedik canlıların olması bu keyfi bozabilir.
Durgun sularda sinsi tehlike: Et yiyen bakteri
Bunlardan biri de çevresel koşullara uyum sağlayabilen ve deniz suları, tatlı sular, kontamine olmuş sular ve toprakta yaşayabilen ‘et yiyen bakteriler.’ İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Doç. Dr. Zehra Çağla Karakoç, bu bakterilerle ilgili bilgi verirken alınabilecek tedbirlerle ilgili de önerilerde bulundu.
Yaz aylarında en güzel serinleme yöntemlerinden biri de elbette ki denize girmek. Sıcak havalarda yapılan bu etkinlik bazı durumlarda riskli olabiliyor. Örneğin, et yiyen bakterilerinin olduğu sularda geçirilen zamanla birlikte bu bakterilere maruz kalma riski artabiliyor. Et yiyen bakterilerle ilgili bilgi veren İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Doç. Dr. Zehra Çağla Karakoç, bakterilerin belirtileri ve tedavi yöntemleriyle ilgili konuştu.
Ateş, ağrı ve kırmızı cilt ilk belirtiler arasında
Et yiyen bakteriyle ilgili bilgi veren İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Doç. Dr. Zehra Çağla Karakoç, şunları söylüyor:
“‘Et yiyen bakteri’ terimi, genel olarak nekrotizan fasiitis gibi ciddi ve hızla ilerleyen bakteriyel enfeksiyonlara neden olan bakterileri tanımlamaktadır. Bu bakteriler, vücutta hızla doku ölümüne yol açmaktadır. ‘Et yiyici’ olarak adlandırılmalarının nedeni, enfekte bölgelerde doku kaybına ve ‘et yiyici’ gibi görünmelerine yol açan etkileridir. Bu bakteriler arasında; Streptococcus pyogenes, Clostridium perfiringens, Vibrio vulnificus gibi bakteriler yer almaktadır. Erken belirtiler, hızla yayılan kırmızı, sıcak veya şişmiş bir cilt bölgesi, ateş, şiddetli ağrıdır. Bu infeksiyon ölüme kadar uzanan ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğinden erken tanı ve tedavi önemlidir.”
Ölümle sonuçlanabilen vakalara yol açabilirler
“Bu tür bakteriler, insanlarda ciddi sağlık sorunlarına ve acil tıbbi durumlara yol açabilir” diyen Doç. Dr. Karakoç, şöyle devam ediyor:
“Hızla doku ölümüne ve sepsis dediğimiz organ işlevlerini de bozan ağır enfeksiyon tablolarına yol açabilir hatta bu durum organ kaybı veya ölüm ile sonuçlanabilir. Evet, et yiyen bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlar hem dünya genelinde hem de Türkiye'de ölümle sonuçlanabilen vakalara yol açabilmektedir. Nadir bir hastalık olup, milyonda 1 kişide görülebilmektedir. Nekrotizan fasiit diyabet, kanser hastaları gibi bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde daha sıklıkla görülebilmektedir. Ayrıca ciddi yaralanmalar, açık yaralar, kirli ortamlarla temas bu riski artırabilir.”
Antibiyotikler, cerrahi temizlik hayat kurtarıcı olabilir
Bu bakteriye maruz kalanlara yönelik uygulanabilecek tedaviyle ilgili bilgi veren Karakoç, “Tedavi, enfeksiyonun türüne, yayılma derecesine ve hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak değişiklik gösterebilmekle beraber erken dönemde başlanan antibiyotikler, cerrahi temizlik hayat kurtarıcı olabilmektedir. Bazı durumlarda hiperbarik oksijen tedavisi de fayda sağlayabilmektedir. Tedavi süresi hastadan hastaya değişebilmekte, birkaç hafta ile sınırlı kalabilen veya aylarca süren tedaviler ve cerrahi müdahaleler olabilmektedir” diyerek tedavi yöntemlerinden bahsediyor.
Çevresel koşullara uyum sağlayabilirler
Et yiyen bakterilerin yaşadığı alanlarla ilgili konuşan Karakoç, “Bu bakteriler; deniz suları, tatlı sular, kontamine olmuş sular ve toprakta yaşayabilmektedir. Bu bakteriler genellikle çeşitli çevresel koşullara uyum sağlayabilen patojenlerdir” diyor. Et yiyen bakteriye karşı alınabilecek önlemlerle ilgili ise şunları söylüyor:
“El yıkama, cildin yaralanmalar karşı korunması, kirli sularla temas edilmemesi, genel hijyen ve temizlik kurallarına uymak önlemler arasında yer almaktadır. Bu önlemler, et yiyen bakterilerle ilişkili enfeksiyon riskini azaltabilir. Her zaman hijyen kurallarına dikkat etmek ve sağlık sorunlarında hızlı bir şekilde tıbbi yardım almak, enfeksiyon riskini minimize etmenin en etkili yollarıdır.”
Yapımcı Barış Özdemir'e Melissa'dan 'Evet' yanıtı
Mart ayı 3. haftası kitap yorumları | Özkan saçkan inceledi
Kitap | Sistem Tüketebileceği Yazarı ve Okuru Üretiyor
Kadınlar Günü Özel Programı’nda Gülsin Onay sahne aldı
Zeytinin Emeği, Doğası ve Bereketi Fotoğraflarla Anlatıldı
Türkiye'de toplumun yarısı dişlerini günde iki kez fırçalamıyor
Siber casuslukta yeni dönem
PUBG MOBILE PMNC Türkiye’ye 250 bini aşkın oyuncu kaydı
Çanakkale Şehitlerinin Huzurunda Tarihi Rekor Denemesi
Ergen beyni, güçlü motora sahip frensiz araba gibi…
Yumurta üretiminde son üç yılın rekoru kırıldı
İsmini Vermek İstemeyen Söyleşi | Kadınların Sessiz Kalan Sorunları
Uyku, beynin temizlik ve restorasyon modu!
Duayen tarihçi İlber Ortaylı hoca hayatını kaybetti!
Türkiye'de 72 bin diyaliz hastası bulunuyor
Cem Uzan, Fransa'da 68 milyar dolarlık davayı kaybetti
Elmalılı Hamdi Yazır Camii ibadete açıldı
Haftanın kitapları | Yeni çıkan kitapları Özkan Saçkan sizler için inceledi
Hızlı Yemek Sağlığı Tehdit Edebiliyor
Polisan Holding, 2025 yılı finansal sonuçlarını açıkladı
Zayıflama tedavisinde beslenme alışkanlıkları değişmezse kas kaybı yaşanabilir
İETT, Fatma Nur Öğretmenin adını sonsuza dek yaşatacak
Bahar Geldi, Alerjik Burun Tıkanıklığı Şikayetleri Arttı
24 saat açık sanal tehlike!
Türkiye'nin Kıbrıs'a F-16 göndermesi ne anlama geliyor?
Yara İzleri: Neden Oluşur, Ne Zaman Sorun Haline Gelir ve Neler Yapılabilir?
Togg T10X kullanıcılarına yeni güncelleme geliyor
Soydaşlar Türk Dünyası iftarında buluştu
Günün kitapları 8 Mart 2026 | Özkan Saçkan kitap okurları için inceledi
SOCAR Türkiye ve ODTÜ'nün programı ilk mezunlarını verdi
Yükleniyor



