• BIST 100

    17132,20%0,11
  • DOLAR

    43,72% 0,19
  • EURO

    51,92% -0,02
  • GRAM ALTIN

    7075,01% 2,56
  • Ç. ALTIN

    11673,05% -0,41

Affetmek nasıl özgürleştirir?

Prof. Dr. Tarhan, “Artık biliyoruz ki, affetmek ruhu değil, bedeni de iyileştiriyor.” dedi.

Sağlık 14.01.2026 09:56:12
Affetmek nasıl özgürleştirir?

Affetmek nasıl özgürleştirir?

Affetmenin kişiyi hem ruhsal hem de bedensel anlamda özgürleştirdiğini belirten Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Affetme, sadece manevi ya da felsefi bir kavram değil; nörobiyolojik bir süreçtir. Beynin stres sistemini düzenler, kortizol salınımını dengeler.” İfadelerini kullandı. 

 

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, affetme ve affetme psikolojisi konusunu değerlendirdi.

Olgunlaşmamış kişiliklerde öç alma davranışı baskın

İnsanların kendilerini kötü hissettiren bir olay veya kişiye karşı öç alma, kaçınma ya da affedicilik gibi üç farklı tepki geliştirebildiğini söyleyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Olgunlaşmamış kişiliklerde öç alma davranışı baskındır. ‘Bana yaptıysa ben de yaparım’ şeklinde bir tepki oluşur. Zayıf ve kaçıngan kişiliklerde ise kişi olaydan uzaklaşır, izolasyona gider. Bu iki uç da ruhsal dengeyi bozar. Oysa affedicilikte kişi olayı analiz eder, ‘Ne kadarından ben sorumluyum ne kadarından değilim?’ diye düşünür ve süreci kabullenmeye çalışır.” dedi.

Affedememek biyolojik bir yük oluşturur

Affetmenin yalnızca psikolojik bir süreç olmadığını, aynı zamanda bağışıklık sistemini güçlendiren nörobiyolojik bir etki yarattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, “Kin, öfke, nefret, kıskançlık, düşmanlık gibi duygular beyindeki ‘beş karanlık atlı’dır. Bu duygular aktifleştiğinde beyinde asidik kimyasallar salgılanır. Bu durum bağışıklık sistemini zayıflatır, stres hormonlarını artırır. En çok mide ve bağırsak sistemi etkilenir, depresif kişilerde cilt rahatsızlıkları görülür. Kronik stres, uzun vadede kanser gibi ciddi hastalıkların zeminini hazırlar.” diye konuştu.

Affetmemek kibirdir

Bazı kişilik yapılarının affetmeye dirençli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, narsistik ve paranoyak eğilimli bireylerin en çok affedemeyen gruplar arasında yer aldığını belirtti. Prof. Dr. Tarhan, “Affetmemek kibirdir. Narsistik kişilik bozukluğu olan kişiler eleştiriyi haksızlık gibi algılar, kin tutar, unutmamakla övünür. Onlar için affetmek zayıflıktır. Ancak bu kişilerde kronik stres çok fazladır ve bu kadar zihinsel yükle uzun yaşamak mümkün değildir. Paranoyak kişilikler de benzer şekilde kendilerine yöneltilen eleştirileri tehdit gibi algılarlar. Bu kişiler unutamaz, affedemez, hep hesap tutar. ‘Deve kini’ denilen bu durum ilişkileri bozar, güveni yok eder.” ifadesinde bulundu.

Affetmek mümkün değilse kabullenmek gerekir

Prof. Dr. Tarhan, özellikle ihanet, aldatma veya adaletsizlik gibi olaylarda affetmenin her zaman mümkün olmadığını ancak kişinin “radikal kabullenme” yoluyla zihinsel yükünü hafifletebileceğini ifade ederek, “Bazen karşı taraf özür dilemez, affedilecek bir durum da yoktur. Bu durumda kişi ‘Evet, haksızlığa uğradım. Affedemiyorum ama kabulleniyorum’ diyebilir. Bu, duygusal bir kapanıştır. Kişi olayı kutuya koyar, rafa kaldırır ve hayatına devam eder. Böylece affetmeden de unutmayı başarabilir.” şeklinde konuştu.

Çocuklukta yaşanan adaletsizlik travma bırakır

Prof. Dr. Tarhan, çocuklukta yaşanan haksızlıkların bireyin yaşamı boyunca kalıcı izler bıraktığını ifade ederek, “Bir olayda, dövülen bir çocuk karakola götürülüyor ve döven kişi rütbeli biri olduğu için çocuk ondan özür dilemeye zorlanıyor. Çocuk altını ıslatmış halde el öptürülüyor. Bu olay çocuğun zihninde fotoğraf gibi kalır. Ancak ilerleyen yıllarda bu çocukta haksızlığa karşı güçlü bir duyarlılık gelişebilir. Travma bazen kişilik olgunlaşmasını da tetikleyebilir.” diye konuştu. 

Affetmek kişiyi özgürleştirir

Prof. Dr. Tarhan, affetmenin kişiyi hem ruhsal hem de bedensel anlamda özgürleştirdiğini belirterek, “Affetmek, geçmişin zincirlerinden kurtulmak demektir. Kişi affettiği zaman kendini özgürleştirir. Affetmeyen kişi ise geçmişte yaşadığı olayın mahkûmu olur. Olay bitmiş olsa bile zihin onu yeniden yaşar. Bu nedenle affetmek, bir erdem olmanın ötesinde, kişinin kendi sağlığına yaptığı en büyük yatırımdır.” ifadesinde bulundu.

Affetmenin antidepresan etkisi var

Affetmenin yalnızca ilişkileri onarmadığını, aynı zamanda kişinin psikolojik yükünü hafiflettiğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, affetmenin beyindeki antidepresan etkisine dikkat çekti. Prof. Dr. Tarhan, “Affeden kişi kendi içindeki yükü atar, özgürleşir. Sosyal bağlanma teorisine göre affetme, güven ilişkisini yeniden kurar ve sosyal bağları güçlendirir. Psikolojik olarak da kişinin kaygısını ve depresif yükünü azaltır.” dedi.

Prof. Dr. Tarhan, affetmeyi başaramayan kişilerde çözülmemiş yas ve tamamlanmamış travma belirtileri görüldüğünü söyleyerek, “Kişi affedemediğinde, travmayı yeniden ve yeniden yaşar. Bu, beyinde açık kalmış bir dosya gibidir. Kapatılmadığı sürece zihni yavaşlatır, kişiyi duygusal olarak tüketir.” ifadesinde bulundu.

Affetmek sadece karşı tarafı bağışlamak anlamına gelmiyor

Affetmenin yalnızca karşı tarafı bağışlamak değil, aynı zamanda radikal kabullenme ve kendini affetme süreci olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Kişinin kendini affedebilmesi için önce öz farkındalığı olması gerekir. Eğer kişi her olayı başkasına bağlıyorsa, hep ‘o hata yaptı, o özür dilesin’ diyorsa, affetme sürecini tamamlayamaz. Oysa olayı analiz edip kendi payını görebilen kişi, travmayı fırsata dönüştürmeyi başarabilir.” diye konuştu.

Affetmenin ilişkilerde uzlaşmayı ve yeniden yapılanmayı da kolaylaştırdığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Bir ilişkiye yatırım yapılırsa, affedicilik sayesinde nefretin sevgiye, kırgınlığın güvene dönüşmesi mümkündür. Bu, duygusal regülasyonun bir sonucudur.” dedi.

Affetme sürecinde samimiyetin nörobiyolojik etkisine de dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Samimiyetin nörobilimi var. Ayna nöronlar, duygusal okuryazarlığımızı yönetir. Empatisi yüksek kişiler karşısındakini hisseder. Ancak aşırı empati, kişinin benlik saygısını düşürür. Benlik algısı çok düşerse depresyon, çok yükselirse narsisizm gelişir. Bu dengeyi kurabilen kişiler, sağlıklı bağlar oluşturur.” şeklinde konuştu.

Affetmenin bir yönü de öz şefkat

Prof. Dr. Tarhan, affetmenin kişide duygusal kırılganlık oluşturduğunu ancak bu kırılganlığın doğru yönetildiğinde travmayı çözümlemenin en etkili yolu olduğunu dile getirerek, “Affedemeyen kişi, geçmişle şimdi arasındaki duygusal dosyayı kapatamaz.” ifadesinde bulundu.

Affetmenin bir yönünün de öz şefkat olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Kişi haksızlığa uğradığında hemen kendini suçlama eğilimindeyse, öz şefkat geliştirmemiştir. Öz şefkatte ‘ortak insanlık değeri’ vardır. Hatasız insan yoktur. Hata yapabilirlik insana özgüdür. Kişi ‘Bu hata bana ne öğretti?’ diyebilirse, tehdit boyutunu değil fırsat boyutunu görür. Hatalarını dönüştürebilen kişiler, olumsuz duyguları olumluya çevirebilir.” diye konuştu.

Kişi olayı zihninde sürekli yaşarsa, kortizol salgısı artıyor

Affedemeyen kişilerin çoğunun geçmişten getirdiği duygusal yükleri ilk karşılaştığı olaylara yansıttığını anlatan Prof. Dr. Tarhan, “İnsan trafikte orantısız öfkeleniyorsa, sırtında duygusal çöpler taşıyor demektir. Birikmiş öfkesini, ilk karşısına çıkan kişiye boşaltıyor. Linç kültürünün psikolojisi de budur.” dedi.

Affetmemenin bedensel etkilerine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Kişi olayı zihninde sürekli yaşarsa, kortizol salgısı artar. Beyin ACTH salgılayarak böbreküstü bezini uyarır. Kortizol pompalanır, vücut savaş haline girer: damar direnci artar, kaslar kasılır, tansiyon yükselir. Bazı insanlar kaç tepkisi verir, damarlar gevşer, tansiyon düşer. Hatta ani stres şokuyla ölen insanlar bile vardır. Adli tıpta travma izi bulunmayan ölümler, çoğu zaman kortizol fırtınasına bağlı olur.” şeklinde konuştu.

Affedicilik cinsiyete göre farklılaşıyor…

Cinsiyetler arasında affediciliğin biyolojik temellerine dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Kadın ve erkek stres altında farklı hormonlar salgılar. Kadında oksitosin salgısı artar, bu da sakinlik ve şefkat oluşturur. Erkekte vazopressin salgısı artar, damarları sıkar, liderlik ve sahiplenme davranışını tetikler. Kadın iç ilişkilerde, erkek dış ilişkilerde daha travmatiktir. Bu genetik roller, affedicilik farklarını da açıklar.” ifadesinde bulundu.

Affedicilik, intikam ve kaçınma arasında bir denge

Prof. Dr. Tarhan, yok saymanın affediciliğin bir savunma biçimi olduğunu belirterek, “Uzaklaşmak kaçınma davranışıdır. Eğer kişi ‘Bu kişi üzülmeye bile değmez’ diyorsa, bu bir travma çözümüdür. Ama kişi olayı sürekli düşünüyorsa, o artık izolasyondur. Affedicilik, intikam ve kaçınma arasında bir dengedir. İntikam toplumu yıkar, sosyal ilişkileri bozar. Kişi öfkesini günlerce yaşatırsa en büyük zararı kendine verir.” dedi.

Prof. Dr. Tarhan, affetmenin aynı zamanda sevgi ve değer temelli bir mesaj taşıdığını söyleyerek, “Affetmek, ‘Sen benim için önemlisin, değerlisin’ mesajıdır. Karşısındaki kişi empati yapabiliyorsa, bu bağları güçlendirir. Ancak merhamet ve utanma duygusu zayıf kişiler affedemez. Karşısındakine acı çektirmekten haz alırlar.” diye konuştu.

Son yıllarda affediciliğin yalnızca ahlaki veya dini bir konu olmaktan çıkarak nörobilimsel bir çalışma alanına dönüştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Affetme, sadece manevi ya da felsefi bir kavram değil; nörobiyolojik bir süreçtir. Beynin stres sistemini düzenler, kortizol salınımını dengeler. Son 10 yılda affedicilikle ilgili çok sayıda bilimsel yayın çıktı. Çünkü artık biliyoruz ki, affetmek ruhu değil, bedeni de iyileştiriyor.” ifadesinde bulundu.

Affedicilik hem aile hem de toplum düzeyinde öğrenilen bir erdem

Affediciliğin hem aile hem de toplum düzeyinde öğrenilen bir erdem olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Nasıl ki aile içinde anne-baba affedici ise, çocuk da bunu rol model alır. Aynı durum toplum için de geçerlidir. Lider affedici ise toplum affedicidir, lider kinciyse toplum da kinci olur.  Yani affedicilik de sahtecilik de bulaşıcıdır. Toplumsal değerlerin şekillenmesinde rol model kişilerin büyük etkisi vardır.” dedi.

Haftanın kitap yorumları | Özkan Saçkan sizler için inceledi

COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttı

Aşk mesajı mı, dolandırıcılık tuzağı mı?

Kitap | Hayal kurmak | bu kez özgürlük için!

Sahte alıcı ve satıcı tuzağına düşmeyin

Kadın Girişimcilere 125 Milyar TL’lik Güçlü Destek!

Ara tatille birleşen bayram tatilinde öne çıkan seyahat rotaları

İstanbul itfaiyesine 578 taze kan

Siemens’ten 2026 mali yılına güçlü başlangıç

Kiralık araçlarda yeni düzenleme sektörde güvenliği artıracak

Dubai’nin Turizm Sektörü 2025’te Rekor Kırdı

TEKNOFEST’e uluslararsı arenada çifte ödül

Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurga

Türkiye, yangınla mücadele teknolojilerini Hannover’de sergileyecek

MAN, elektrikli araçlarıyla 2025’te rekor satışlara ulaştı

Üsküdar Belediyesi'nden gençlere YKS desteği

Yeni Nesil İş Hayatına Nasıl Bakıyor?

Macar Kültür Merkezi'nde önemli konferans

Oya Narin | Türkiye 10 yılda 850 milyon turisti ağırlamaya hazırlanıyor

Epilepsi, gençleri sosyal yaşamdan uzaklaştırabiliyor!

Kafka Kitap’tan Türk Edebiyatının Üç Büyük Romanı Serisi

Melatonin Bir Uyku Hapı Değildir!

Kenan Doğulu'dan dünya turnesi

ERP sistemlerindeki açık şirketleri zarara uğratıyor

Tiryaki Agro, Yudum markasını bünyesine kattı

LC Waikiki’den Veriye Dayalı Yeni Nesil Perakende Stratejisi

14 Şubat Yaklaşırken Türkiye Neleri Arıyor?

Egeli yaş meyve ihracatçısı Almanya çıkarması yaptı

Haftanın kitap yorumları | Özkan Saçkan 6 kitabı inceledi

Yapay zekanın göz sağlığı alanındaki gelişimi için çalışıyoruz

Yükleniyor

Kenan Doğulu'dan dünya turnesi

İstanbul'da IFCO Defilesi podyumunda ünlüler geçidi

Gizem Özdilli Podyumda Türk Bayraklı Kostümle duygulandırdı

Tarkan'dan eşine ve kızına duygusal sözler

Fedon'a meydan okumuştu | Ünlü şarkıcı buz gibi suya atladı

Tarkan ve Cem Yılmaz'dan efsane düet

Şule izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor

Şarkılar, Işıklar, Danslar ve Bitmeyen Alkışlar Tarkan için

Sibel Can, Cahide Palazzo konseriyle büyüledi

Fedon, 79 yaşında Kars soğuklarına meydan okudu

COVID-19 sonrası beyin sisi şikayetleri arttı

Vücutta en hızlı yaşlanan organ omurga

Epilepsi, gençleri sosyal yaşamdan uzaklaştırabiliyor!

Melatonin Bir Uyku Hapı Değildir!

Yapay zekanın göz sağlığı alanındaki gelişimi için çalışıyoruz

Beslenmede sağlıklı sandıklarımız gerçekten sağlıklı mı?

RSV | Bebekler ve Küçük Çocuklar İçin Sessiz Tehdit

Psikolojik danışman, mali müşavir gibi zorunlu hale geldi!

Bağımlılık tedavisinde en kritik aşama, eve dönüş!

Asıl mesele erkekliğin nasıl öğretildiği!

Aşk mesajı mı, dolandırıcılık tuzağı mı?

Sahte alıcı ve satıcı tuzağına düşmeyin

ERP sistemlerindeki açık şirketleri zarara uğratıyor

14 Şubat Yaklaşırken Türkiye Neleri Arıyor?

Türkiye merkezli yapay zeka girişimi Promake tanıtıldı

2026’da Oyun Dünyasını Şekillendirecek 10 Büyük Yapım

2026’da İnsan-Makine İş Birliği Derinleşecek

GNÇYTNK başvuruları başladı

Polonya’nın elektrik şebekesine virüs saldırısı

Çocukların yeni dijital arkadaşı yapay zekâ mı?

Kadın Girişimcilere 125 Milyar TL’lik Güçlü Destek!

Siemens’ten 2026 mali yılına güçlü başlangıç

Türkiye, yangınla mücadele teknolojilerini Hannover’de sergileyecek

MAN, elektrikli araçlarıyla 2025’te rekor satışlara ulaştı

Tiryaki Agro, Yudum markasını bünyesine kattı

LC Waikiki’den Veriye Dayalı Yeni Nesil Perakende Stratejisi

Egeli yaş meyve ihracatçısı Almanya çıkarması yaptı

VakıfBank’ın aktif büyüklüğü 5,4 trilyon TL’ye ulaştı

Marble İzmir 2026 için hazırlıklar sürüyor

Zorlu Enerji’nin Ar-Ge projelerine uluslararası fon desteği

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 22 17 1 4 40 55
2.FENERBAHÇE A.Ş. 22 15 0 7 31 52
3.TRABZONSPOR A.Ş. 22 13 3 6 17 45
4.GÖZTEPE A.Ş. 22 11 3 8 15 41
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 22 11 4 7 11 40
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 22 9 7 6 13 33
7.KOCAELİSPOR 22 8 8 6 -1 30
8.SAMSUNSPOR A.Ş. 22 7 6 9 -2 30
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 22 7 8 7 -9 28
10.CORENDON ALANYASPOR 22 5 6 11 -1 26
11.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 22 6 11 5 -5 23
12.HESAP.COM ANTALYASPOR 22 6 11 5 -13 23
13.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 22 4 9 9 -9 21
14.TÜMOSAN KONYASPOR 22 4 10 8 -10 20
15.İKAS EYÜPSPOR 22 4 12 6 -17 18
16.KASIMPAŞA A.Ş. 21 3 11 7 -13 16
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 22 2 10 10 -26 16
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 21 3 15 3 -21 12