Uzun süreli açlık, ani kan şekeri düşüşleri, iftarda hızlı ve kontrolsüz beslenme ise ani yükselmelere yol açabiliyor. Uzmanlar, diyabet hastalarının Ramazan dönemini bilinçli bir planlama ile geçirmesi gerektiğini vurguluyor.
Batıgöz Balçova Cerrahi Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Füsun Topçugil, Ramazan'da oruç tutmak isteyen diyabet hastalarının mutlaka ön değerlendirmeden geçmesi gerektiğini belirtiyor:

"Diyabet hastalarında oruç tutma kararı kişiye özeldir. Hastalığın tipi, kullanılan ilaçlar, kan şekeri kontrol düzeyi ve ek hastalıklar mutlaka değerlendirilmelidir. Kontrolsüz diyabeti olan bireyler için uzun süreli açlık ciddi sağlık riskleri doğurabilir."
Ramazan boyunca en büyük riskin hipoglisemi ve hiperglisemi olduğunu belirten Topçugil, özellikle sahur ve iftar öğünlerinin planlı olması gerektiğini söylüyor.
Uzm. Dr. Füsun Topçugil'e göre sahur, diyabet hastaları için günün en kritik öğünü:
"Sahurda hızlı acıktıran basit karbonhidratlar yerine, uzun süre tokluk sağlayan protein ve lif ağırlıklı beslenmek gerekir. Yumurta, yoğurt, tam tahıllar ve sebzeler kan şekerinin gün içinde daha dengeli seyretmesine yardımcı olabilir. Sahuru atlamak ise gün içinde ani düşüş riskini artırır."
Aşırı tuzlu ve yağlı yiyeceklerin susuzluğu artırdığını hatırlatan Uzm. Dr. Füsun Topçugil, sahurda sıvı alımının da ihmal edilmemesi gerektiğini vurguluyor.
Uzun saatler süren açlığın ardından iftarda yapılan en büyük hatanın hızlı ve kontrolsüz yemek olduğunu söyleyen uzmanlar, bunun kan şekerinde ani sıçramalara yol açabileceğini belirtiyor.
"İftara su ve hafif bir başlangıçla girilmeli, ardından kısa bir ara verilmelidir. Ana öğünde porsiyon kontrolü çok önemlidir. Sebze ağırlıklı beslenmek, kızartma ve ağır tatlılardan kaçınmak diyabet hastaları için koruyucudur."
Uzm. Dr. Füsun Topçugil, iftardan sonra kısa yürüyüşlerin de kan şekeri kontrolüne katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.
Ramazan boyunca düzenli ölçüm yapılması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Füsun Topçugil, toplumda yaygın olan yanlış bir inanışa da dikkat çekiyor:
"Kan şekeri ölçmek orucu bozmaz. Aksine bu takip, ciddi komplikasyonları önlemek için gereklidir. Baş dönmesi, terleme, çarpıntı gibi belirtiler varsa oruç derhal bozulmalı ve tıbbi destek alınmalıdır."
Ramazan'ın manevi bir dönem olduğunu ancak sağlık risklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Füsun Topçugil, sözlerini şöyle tamamlıyor:
"Diyabet hastaları için en doğru yaklaşım, Ramazan öncesi doktor kontrolü ve kişiye özel planlamadır. Bilinçli beslenme, düzenli takip ve doğru ilaç ayarlamaları ile süreç daha güvenli geçirilebilir."